'Suç sayılan kitabı cezaevinde okuduk'

TÜRKER KARAPINAR / Milliyet

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde cuma günü görülen Hopa davasının ilk duruşmasında serbest bırakılan ve böylece 6.5 aylık tutukluluktan sonra özgürlüklerine kavuşan öğrenciler, cezaevi günlerini Milliyet’e anlattı. Öğrenciler, terör örgütü üyeliğine delil olarak gösterilen bazı kitapları cezaevi yönetiminden istetip okuduklarını söyledi. 22 öğrenciden Hikmet Tanıl, Can Kaya, Mahir Mansuroğlu, Uğur Uzunpınar, Hamza Doruk Yıldırım ve Çağrı Yılmaz, önceki gün Halkevleri genel merkezinde bir araya geldi. Özgürlüğün tadını doyasıya çıkaracaklarını söyleyen öğrenciler özetle şunları söyledi:


Direnen domateslerimiz boy verdi, yolup attılar

 MAHİR MANSUROĞLU: “Ben koğuşta Can Kaya ve Nuri Özçelik’le birlikte kaldım. 6 ay ama ömrümüzden ömür aldı. 6 ay kalmamıza rağmen yakın hafızada ciddi anlamda sorunlar yaşadık. Sürekli beyaz duvarlara bakmak, uzağa bakamamaktan gözlerimiz bozuldu. Avlu saatlerinde betona uzanıp gökyüzüne baktık. Ruh halimizden çok şey çaldı.

 

Mamak’ta yürürken gözaltına alındım ve tutuklandım. Hakkımdaki terör örgütü üyeliği suçlamasını 4 ay sonra öğrendim. İddianamede yasak denilen bütün kitapları cezaevine istettik ve okuduk. Domates çekirdeklerini avludaki parmak genişliğindeki çatlaktan attım acaba büyür mü diye? Büyüdü, 7 tane çiçek verdi. Ramazan ayında da bir tane tomurcuk verdi. Bir iki hafta daha kalsa büyüyecek, yiyecektik onu. Yedirtmediler. Ramazan’dan sonra yaptıkları sayım sırasında avluya çıktılar direkt domatesi yoldular. Niye yoluyorsun, yasak. Niye yasak, güvenliğe ne zararı var. Cevap yok. Yasak.

Yanımızdaki hücrede kavun ekmiş. Hapishanede direnen domateslerimiz bile böyle boy veriyor.”

 

Almadıkları klavyeyi ben götürdüm ‘kaçar’ dediler

HAMZA DORUK YILDIRIM: “Benim gözaltına alınış tarihimi iddianameye 3 Haziran 2011 yazmışlar. Ben evimin arandığını öğrendikten sonra 17 Haziran’da kendim ifade vermeye gittim. Manidar bir şekilde kaçma şüphesi gerekçesi ile tutuklandım. Kardeşimin çizgi filmlerine kadar almışlar. Almadıkları kitapları, klavyeyi de ben götürdüm. Bizi kaçma şüphesi formatına sokmak için kendimizin ifade vermek için geldiğimizi iddianameye yazmamışlar.”

 

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde imha edildi

Can Kaya: “Tutuklu bulunduğum süre içinde arkadaşlarımdan özellikle ev aramalarında örgüt delili dile toplatılan kitapları istettim. Sol Komünizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması-Emperyalizm, İlkel Köleci Feodal Toplum, Kapitalist Toplum. Bunlar evlerden toplanan kitaplar. Hepsi hücremde vardı.

 

Sol Komünizm’i okuduktan sonra Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan Demet Yılan’a gönderdim. Bu kitap Sincan 1 Nolu F Tipi Eğitim Kurulu komisyonundan geçip ‘görüldü’ damgası vurulan bir kitap. Aynı kampus içindeki Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, volta atsak birbirimizin ayak seslerini duyacağmız kadar yakın. Benim hücremden çıkan, benim hapishanemden çıkan kitap Demet’in kaldığı hapishaneye gittiğinde, el konulmuş. İmha edilmeye gönderilmiştir.

 

Emperyalizm kitabını hücremden önceki gün mahkemeye götürdüm. Kitap iddianamede çeşitli arkadaşlarımızın evlerinden alınan örgüt delili. Bu kitabı, ileri demokrasi abidesi olduğu, tarihin en özgürlükçü ülkesi olduğu iddia edilen Türkiye’de sokaklarda okumak yasak, evde okursanız terör örgütü üyeliği ile suçlanıyorsunuz ama hapishanelerde bu kitabı okumak serbest.”

 

 

Koğuş arkadaşları çıktı, Fırat yarını bekliyor

 

Ankara’daki Hopa davası kapsamında 6 ay tutuklu kalan ve cuma gecesi geç saatlerde serbest bırakılan öğrencilerle aynı koğuşu paylaşan ve yarın hakim karşısına çıkacak olan Fırat Barik de tahliye bekliyor. Ağustos ayında bir duvara “Tek Yol Devrim” yazdığı gerekçesiyle tutuklanan Barik’in, Hopa tutukluları gibi THKP/C Devrimci Yol Devrimci Gençlik olduğu iddia edilen terör örgütünün” amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiği ileri sürülüyor.

İddianamede, 19 yaşında olan ve liseyi yeni bitiren Barik’in mensubu olduğu “Liseli Genç Umut” isimli örgütün THKP/C Devrimci Yol Devrimci Gençlik’in legal oluşumu olduğu savunuluyor. Koğuş arkadaşlarının serbest kalmasının ardından Barik’in de tahliye edilmesine yönelik umudunun arttığı öğrenildi.

 

Slogana 10 yıl

Hopa davası kapsamında 6 ay tutuklu kaldıktan sonra cuma gecesi geç saatlerde tahliye olan 22 öğrenciden ikisiyle aynı koğuşu paylaştığı öğrenilen Barik, 4 aydır Sincan Cezaevi’nde bulunuyor.

 

İddianamede, Barik’in de örgütün çıkarları doğrultusunda şiddete dayalı eylemlere katıldığı ileri sürüldü. Barik’in üzerinde bulunan sprey, boya ve keçeli kalemin eylemi gerçekleştirdiği konusunda deliller olduğu ifade edilen iddianamede, Barik’in 10 yıla kadar cezaya çarptırılması isteniyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.