‘Beni ikonlaştırıp hareketi sığlaştırmaya çalışıyorlar’

Camila Vallejo’yla röportaj yapabilmek için randevu almak hiç de düşünüldüğü gibi kolay değil. Bir çok Şilili ve yabancı gazetecinin beklediği upuzun bir kuyruğa girip Camila’nın ajandasında boş kalan bir zamana denk gelmek için çok çaba sarf etmek gerekiyor. Camila’nın Şili basının, en çok da popülist sağcı basının dostu olmadığı kesin. Onunla konuşmaya başlar başlamaz bunun nedenini anlamakta gecikmiyorsunuz. 23 yaşındaki bu genç kadın sorulara verdiği net cevaplarla, size nasıl Sebastian Piñera hükümetinin uyguladığı neoliberal politikalardan hoşnutsuz olan ve her türlü sömürüye karşı bıkkınlığını belirtmekten çekinmeyen öğrencilerin, onlara destek sunan profesörlerin, işçilerin ve de binlerce Şililinin gücüyle yürütülen büyük bir sosyal hareketin başını çektiğini kanıtlıyor.

Şili Üniversitesi Universidad de Chile coğrafya bölümünden mezun Camilia ve onun gibi diğer bir  çok azimli genç, her ne kadar büyükleri gibi diktatörlük döneminin şiddetine maruz kalmasa da şimdi ki yöneticilerin karşısına üç defa geçip, Şili kongresinde, sosyal ağlarda ve yine büyük tartışma programlarında kendi ideallerini savunma cesaretini gösterebildi. Camila Vallejo sağcı basın tarafından fikirlerindeki sağlamlık ve ideallerine olan bağımlılığı nedeniyle uzlaşmaya katiyen yanaşmayan, dik kafa bir solcu gibi lanse edile dursun. Bütün bu karalama kampanyasının sonuç vermeyeceği oldukça açık. Çünkü bu genç kadın yıllarını Devrimci Sol Harekete adamış bir anneannenin torunu ve yine Komünist Parti’ye senelerce emek vermiş bir annenin kızı. Her şeyin sonunda, kim ne derse desin Camilia ve arkadaşları hükümetin acımasız eğitim politikalarına sessiz kalmayarak birlikte binlerce kişiyi sokaklara çıkmaya ikna etmeyi başardı.

Birçok Şilili öğrenci eğitimdeki pahalılık nedeniyle komşu Arjantin’de yükseköğrenim görmeyi tercih ediyor. Şili’den Arjantin’e Üniversite eğitimi için gitmiş, başta Buenos Aires Üniversitesi olmak üzere, La Plata Üniversitesi ve yine IUNA da yaklaşık 4500- 5000 Şilili öğrenci bulunuyor!

Bu verdiğiniz rakam bence içinde bulunduğumuz durumun vahametini en iyi şekilde özetliyor. Biz bu durumu düzeltmek adına zaten yola çıktık. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki eğitim ve daha bir çok temel hizmet örneğin sağlık veya konut ihtiyacı akıl almaz bir pahalılıkta. Ayrıca bu gibi hizmetlerde kalite aramak sadece yüksek gelirli insanlara sağlanmış bir hak. Bu yüzden bugün verdiğimiz mücadeledeki en önemli prensibimiz parasız kaliteli eğitimi, hiç bir ayrım gözetmeksizin bütün Şilililere kazandırmak.

Sizce arkadaşlarınızla öncülüğünü ettiğiniz “Eğitimde Eşitlik Hareketi” hem sağ hem de sol yelpazede yer alan siyasi partilerle ve hükümet üzerinde bir etki yaratmayı başarıp amaçlarına ulaşabilecek bir dayanaklılığa sahip mi?

Hareketimiz sadece eğitimde eşitsizliğe isyan edip bunu protesto etmekle kalmıyor. Yavaş yavaş çok daha büyük çapta bir sosyal harekete doğru evirildi. Bu hareket içerisinde–eğitim dünyasından çok önemli insanlar bize destek oldular.  Yine de şunu söyleyebilirim ki birçok farklı sesi bir araya getirip Şilili yurttaşların tam anlamıyla temsil edebilmek, ancak uzunca bir süreye yayılan demokratik tartışma ortamlarında mümkün oldu. Ve sonuç olarak Bachelet’in (eski devlet başkanı) döneminde büyük bir umutla başlanmış ama amaçlarına ulaşamayan Penguenler Hareketi ve onun gibi Şili tarihindeki birçok sosyal hareketin izinden giderek kendi stratejimizi güçlendirdik. Böylece şimdiye kadar her türlü farklı tartışma ortamında hem sağ partiler karşısında hem de hükümetin karşısında kendimizi savunabilmeyi başardık.

Hükümetin yaşananlara tepkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hükümet hiç bir şekilde sizin talepleriniz doğrultusunda pozitif bir adım atmakla kalmayıp ayrıca sokaklara çıkıp yaptığınız  protesto ve yürüyüşleri de şiddet olayları olarak lanse etmeye devam ediyor.


Hükümet kendi yurttaşını dinlemiyor. Açıkça görünen o ki kendi eğitim modelini dayatmak için kendi yurttaşlarının fikirlerini ve isteklerini dahi gözardı etmeye hazır. Yaklaşık üç aydır sağcı basından tutun, diğer bütün medya yayın organlarını ülkede oldukça etkili olan çıkar gruplarını ve orduyu kullanarak hareketimizin meşruluğunu görmezlikten gelmeye ve engellemeye çalıştılar. Fakat halkın baskısı Piñera hükümetinin aslında neyi temsil ettiğini, kendi ekonomik menfaatleri için demokrasiyi görmezden gelebileceklerini göstererek aslında onlara büyük bir zarar verdi. Son yapılan anketlerin de gösterdiği gibi Piñera hükümetinin halktan aldığı desteğin oldukça azaldı. Öğrencilerin parasız eğitim hakkını savunmak için sokaklara çıktığında onlara şiddet kullanarak bastırmaya çalışması bizlere Piñera hükümetinin Şili’nin en büyük sorunlarından biri olan eğitim sorunu çözüm getirmekteki kapasitesizliğini kanıtlamaktadır. Bu son üç ayda polisin görev ahlakını hiçe sayarak, İçişleri bakanı Rodrigo Hinzpeter’in kontrolünde orantısız güç kullanımına defalarca tanık olduk ve geçen hafta bir arkadaşımız ne yazık ki bu olaylar sırasında yaşamını yitirdi.

Halkın size bu kadar destek olmasını neye bağlıyorsunuz?

Arkadaşlarım ve daha birçok öğrencinin birlikte çok çaba sarf ederek başlattığı bu hareket Şili’de demokrasinin ilan edilmesinden bu yana en çok destek bulan siyasi harekettir. Son seçimlerde Piñera’ya inanmış ve ona oy vermiş Şililer artik bu siyasi hareketin derdinin Piñera hükümeti olmadığını anladılar. Bizim değiştirmeye çalıştığımız şey yıllardır devam eden, adaletsiz, günden güne sanki piyasada bir ürünmüş gibi pazarlanan eğitimdir. Bizim istediğimiz şey eğitime gerçek anlamını yeniden kazandırmak demokratik bir sistem çerçevesinde algılanmasını sağlamaktır. Bu yüzden bugün seçimlerde Pinera’ya oy vermiş birçok Şilili hareketimiz sayesinde hükümetin eğitim politikalarını sorgulamaya başladı. Kitleler  bizim amacımızın onlar gibi ekonomik çıkarlara hizmet etmek yerine eğitim hakkının eşit bir şekilde herkese tanınmasını Şili toplumunu ve geleceğini değiştirmek olduğunu gördüler.

Sizce Şili’de şu an kutuplaşma var mı?


Bu durumu incelemek için iki açıdan bakmamız gerekiyor. Birincisi toplumda birçok sektör artık eğitimde reformu desteklemeye başladı. Fakat diğer yandan yine önümüzde eğitimin ticarileşmesinden memnun, bundan gelir sağlayan egemen bir sınıf var. Bu küçük azınlık için kötü eğitim almış bir çoğunluk büyük bir avantaj. O yüzden eğitimin parasız olması ve onlara sağlandığı kalitede çoğunluğa da sağlanması sadece ceplerine giren paranın azalmasına değil, bugüne kadar sahip oldukları ayrıcalıklı pozisyonu da tehlike altına atılması demek olacaktır.

Sorunuzun cevabı ise evet kutuplaşma olduğunu söyleyebilirim çünkü bu son bahsettiğim azınlık eğitim reformuna karşı çıkıyor ve ülkeyi  eğitim konusunda kutuplaşmaya sürüklüyor. Fakat birçoklarının düşündüğünün aksine öğrenci hareketinin kendi içerisinde kutuplaşma olduğunu düşünmüyorum. Başından beri, öğrenci birlikleri hepimizin geleceği için bir bütün olarak hareket etmenin gerekliliğinin bilincinde oldu. Kısaca özetlemek gerekirse bugün, hızla ilerleme içerisinde olduğumuz bir zamanda Şili hükümeti ve ayrıcalıklı azınlık  kendi çıkarlarını korumak adına halkın büyük bir çoğunluğunun değişime  ayak uydurma ve parasız kaliteli eğitim taleplerini görmezlikten gelmeye devam ediyor.

Siz birçok eleştiriye maruz kaldınız. Komünist Parti tarafından kullanıldığınızı iddia ettikleri zaman ne düşündünüz?


Ben halen Şili Komünist Partisi Genlik kolu üyesiyim. Ve bu partinin gençlik kollarında aktif olarak yer almaktan ötürü de gurur duyuyorum, bunu da asla inkar etmedim. Çünkü Şili Komünist Partisi benim için bir okul oldu. Benim siyasi fikirlerimin gelişimi burada başladı ve burada devam etmeyi sürdürüyor. Eğitim açmazı gibi çok önemli bir konuyla ülke her gün çalkalanırken, benim şahsıma ve KP’nin önde gelen yöneticilerine saldırmak için fırsat kolluyorlar. Ama bilmeleri gereken tek bir şey var o da benim bugün sadece Şilili öğrenciler federasyonu değil bu ülkedeki bu federasyona üye olmayan bütün öğrencileri de temsil ettiğimdir. Ve şahsıma karşı yapılan bütün bu saldırıları fikir bazında benimle veyahut arkadaşlarıma söyleyecek hiç bir şeyleri olmayan, sağlam argümanlarla karşımıza geçmek yerine pis stratejiler üzerine kafa yoran  insanların ucuz numaraları olarak görüyorum.

Şili gibi yeterli sayıda genç liderden yoksun bir ülkede gelecekte siyasi olarak aktif bir rol oynamayı düşünüyor musunuz?

Şili gibi ülkelerde, medya genel olarak çok büyük ekonomik güçlerin elinde bulunuyor, bu yüzden de medya bütün sosyal hareketleri ve onların liderlerini yıpratmak ve  bu hareketleri durdurmak için ellerinden geleni yapıyor. Aynı durumu Meksika’da gözlemleyebiliriz.  Ama şu an Şili de medya istediği kadar bizi yıpratmaya ve karalamaya çalışsın, biz öğrenciler olarak eğitimde reform hareketini her şeye rağmen devam ettirmeyi başardık, halk bize her gün çok daha yoğun bir şekilde destek oluyor, arkamızda duruyor. Ve benim geleceğime gelirsek birkaç kez başka yerlerde de  söylediğim gibi  gelecekte akademisyen olmak istiyorum. Fakat bu sosyal sorumluluklarımı bir kenara bırakacağım ve yeni görevleri reddedeceğim anlamına gelmez.

Peki sosyal sorumluluk hakkında genel fikriniz nedir?


Bence parasız ve kaliteli eğitimi Şili’ye getirmek isteyen ve öğrencilerin başlattığı bu harekete katılmış, veyahut destek vermiş herkes bu sosyal sorumluluğu paylaşıyor. Benim gibi birçok öğrencinin emeğiyle başlatılmış bu hareketten sadece benim şahsım üzerinde yoğunlaşıp beni ikonlaştırmaya başlatıp hareketi sığlaştırmaya çalışanlara sadece şunu hatırlatmak istiyorum şu ana kadar bu hareketle başardığımız, başaracağımız her şeyin arkasında binlerce öğrencinin emeği var. Bu hareket hepimizin hareketidir. Öğrenci Konfederasyonu olarak bazı şeyleri başardığımızın kanıtını da halktan bize gelen yoğun destekte görebiliriz. Üç ay geçmesine rağmen hala bu destek günden güne artıyor. Fakat bugün bu kadar yoğun destek alırken bile her şeyin sonunda yola başlarken Şilili öğrenciler için belirlediğimiz hedeflere ulaşamazsak eğer bu bizim değil, sağ partileri destekleyen ekonomik olarak çok güçlü olan bir azınlığın ve hükümetin işleri yokuşa sürmesinden ve ülkenin geleceğine ve halkın isteklerine ihanet etmesinden dolayı olacaktır. Eğer böyle olursa bunu tolere etmemiz beklenemez.

Peki merkez solda yer alan  Demokratik Sol Koalisyon Partisi’nin  eğitim hareketindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?


Demokratik Sol Koalisyon’un eğitim hareketini başlattığımızdan beri oldukça fırsatçı davrandığını düşünüyorum. Başından beri hiç bir şekilde hareketimizin içerisinde olmamalarına rağmen bundan siyasi bir çıkar sağlamaya çalıştılar. Bugün bazen eski başkan Ricardo Lagos gibi kişilerin sanki kendi dönemlerinde bu ülkedeki eğitim problemini kendileri daha da derinleştiren kararlara imza atmamışlar gibi, eğitimin daha da ticarileşmesini kendileri onaylamamış gibi “Eğitim sistemimiz içinde bulunduğumuz koşullara uygun değildir ve daha fazla sürdürülemez” gibi açıklamalarda bulunup, yaptıklarını unutmalarına anlam veremiyorum. Fakat yine de Demokratik Sol Koalisyon’un parlamentodaki, önemini düşünürsek eğer harekete destek vermeleri ve bu sefer 2006’daki  “Penguenler Hareketi”ne ihanet ettikleri gibi bize de sırtlarını çevirmemelerini ümit ediyoruz.

baskahaber.blogspot.com
* Röpörtaj: Christina Palma-  Arjantin’de yayınlanan “Pagina12” gazetesi
** Türkçeye çeviren:  Sena Akalın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erol soysever 5 yıl önce

Öpülecek tertemiz alın, işte bu insan gibi insanda var, sermaye uşağı siyasilerde değil...