'Zıkkımın Kökü' de nauygun bulundu!

Evrensel'in haberine göre, Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, çocuk edebiyatının usta kalemi Muzaffer İzgü’nün "Zıkkımın Kökü" isimli kitabının, "ergenlik çağındaki öğrencilere uygun olmadığı" gerekçesiyle öğretmenler tarafından performans ödevi olarak verilmemesini istedi.

Eğitim Sen, yasağa tepki gösterirken, kitabın yazarı Muzaffer İzgü, bugüne kadar 24 baskı yapan kitap hakkında ilk defa böyle bir karar verildiğine dikkat çekti.

"BAŞKA KİTAP OKUTUN"

Bursa’nın Osmangazi İlçesi’nde bulunan Ziya Gökalp İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Saadet Kermen, 7. sınıf öğrencilerine Muzaffer İzgü’nün “Zıkkımın Kökü” adlı kitabını okuyup özetlemelerini performans ödevi olarak verdi.

Bir velinin konuyla ilgili şikayetini değerlendiren Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Kaymakamlık oluruyla komisyon oluşturdu. Komisyon, “Zıkkımın Kökü” adlı eseri inceleyerek “Bahsi geçen okul öğrencisinin sınıf düzeyi dikkate alındığında, ergenlik döneminin ve cinsel gelişimin ön plana çıktığı bu dönemde, her bireyin hazır bulunuşluk ve algılama düzeyi farklılık yarattığından 7. sınıf seviyesine uygun farklı bir kitap önerilmesinin daha yararlı olacağı” kararına vardı. Bu karar 4 Ocak 2013 tarihli yazıyla 7 Ocak 2013 tarihinde performans ödevini veren öğretmen Saadet Kermen’e tebliğ edildi.

"YASAKÇI KAFANIN ÜRÜNÜ"

Kitabının yasaklanmasına dair görüşlerini aldığımız Muzaffer İzgü yasaklamanın, kararı veren komisyonun bakış açısını yansıttığını vurguladı. İzgü, “Bugüne kadar 24 baskı yapan kitabımın hakkında hiçbir okuldan hiçbir veliden olumsuz tepki almadım. Son günlerde ortaya çıkan yasakçı kafanın ve tertibin ürünüdür” dedi.

"ŞİKAYETLER BAHANE"

Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Hasan Özaydın da, konuyla ilgili gazetemize açıklama yaptı. Gericiliğin hakim olduğu tüm ülkelerde yapılan ilk saldırıların kültüre, sanata ve bilime dönük olduğuna dikkat çeken Hasan Özaydın, “AKP iktidarıyla heykellere, televizyon dizilerine yapılan saldırılar dünyada ve ülkemizde bilinen, tanınan, geniş kitlelerce sevilerek okunan kitaplara kadar uzanmıştır” dedi. Özaydın, Şeker Portakalı, Fareler ve İnsanlar adlı kitaplardan sonra Zıkkımın Kökü kitabına ‘velilerin sözde şikâyetleri’ bahane edilerek inceleme başlatılmasının utanç verici olduğunu söyledi.

"EDEBİYATA AHLAKİ ÇERÇEVEDEN BAKILMAMALI"

Çocuk Edebiyatı Araştırmacısı-Akademisyen Necdet Neydim ise bir kitabın öğrencinin düzeyine uygun olup olmadığı açısından değerlendirilmesinin yanlış bir yöntem olmadığını dile getirdi. "Ancak burada bunun ölçütleri önemlidir", diyen Neydim şunları söyledi:

"Ne yazık ki değerlendirme yapan komisyonlar edebiyat açısından değil ahlaki çerçeveden bakıyor. Edebiyata ahlaki çerçeveden bakmak ahlaklı değil."

NE ANLATILIYOR?

Zıkkımın Kökü, Muzaffer İzgü’nün Adana’daki bir gecekondu mahallesinde geçen çocukluğunu anlatan romanıdır. Mizah ve dram öğeleri yer alan romanda, yazar, yoksulluk içinde geçen çocukluk ve gençlik dönemini anlatır. Okuyucu, yazarın sürükleyici anlatımıyla onun ilk aşkıyla tanışır, ayrılıklarını izler, acılarını hisseder ve ailesi ile arasındaki ilişkiye karışır. 24. baskısını yapan eser, 1992 yılında filme de alınmış; yurtiçi ve yurtdışındaki film festivallerinde pek çok ödül almıştır.

"ÖZELLİKLE OKUTULMALI"

Gülsüm Cengiz (Çocuk Edebiyatı üzerine eserler veren yazar, akademisyen):

"Muzaffer İzgü, edebiyatımızın saygın ustalarındandır. Ülkemizdeki yüz binlerce çocuğun ve gencin kitap okuru olabilmesinde yazdığı yapıtların büyük bir etkisi vardır. Filmi çekilen ve yurt dışından ülkemize ödül getiren Zıkkımın Kökü adlı yapıtı bunların başında gelir. Öz yaşamından yola çıkarak, çocuklara ve gençlere yaşamın gerçeklerini anlatırken, yaşama tutunmayı ve dirençli olmayı da ustalıkla gösterir... Özellikle de ergenlik dönemindeki gençlere… Bence, o “Kitap değerlendirme komisyonu” üyeleri, kitabın metninden çok Muzaffer İzgü’nün yapıtlarıyla ortaya koyduğu; yaşamdan, bilimden, halktan, emekçiden yana, yaşadığımız toplumdaki çelişki ve çarpıklıkları ortaya koyan aydın yazar tutumunu yasaklamışlardır.

Bu olay, cadı avının sürdüğünü ve yayılacağını gösteriyor. Bakalım bundan sonra sıra kime gelecek? Yaşamları boyunca kaç kitap okuduklarını ve edebiyatla ilişkilerini sorgulayabileceğimiz il ve ilçelerdeki bu kurul üyeleri, bu cüreti kimden alıyor acaba? Suskun kalmayacağız; ülkemiz çocuklarının iyi edebiyatı okuma hakkı yerine; ölmeyi, öldürmeyi kutsayan ayrımcı, hamasi kitaplara mahkum edilmesine seyirci kalmayacağız. Bu ülkenin, halktan yana yazar ve eğitimci örgütleri de var."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.