Türküleri Değil, Silahları Susturalım

İKSV’nin organize ettiği İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Suyun Kadınları-Mujeres de Agua" adlı konserde sahneye çıkan Aynur Doğan, Kürtçe şarkılarını söylerken bir grup seyirci tarafından sloganlarla, sahneye atılan minderler ve pet şişelerle susturulmaya çalışıldı. 

Aynur, sanatına, müziğine ve kimliğine yapılan hakaret üzerine sahneden indi. Ancak, sahneye yeniden dönerek de hem diline, kimliğine, hem de bu topraklarda yeşerecek barışa sahip çıktı. 

Yıllardır barışa doğru atılan her adımda, barış umutlarını güçlendirmeye çalıştığımız her solukta, yeni ölümlerle savaşın içine çekildik. Yıllar ardımızda onbinlerce ölüm, nefret çukurları ve acılar bırakarak geçiyor. Gözlerini savaşa açıp, nefret ve tahammülsüzlükle büyüyen nesiller geleceğimizi karartıyor. Yanı başındaki insanın şarkısına tahammül edemeyen, onun şarkısıyla halay çekemeyen nesillerin büyüdüğü bu ülkede ölümün tahammülsüzlük, tahammülsüzlüğün ise yeni ölümler getirdiği bir girdaba çekiliyoruz.

Son 30 yılımız bu gel gitlerle geçti; ama barış çabalarının sesi, umudun gücü hiç kesilmedi. 

Aynur Doğan’ın 15 Temmuz’da Açıkhava Tiyatrosu’nda yaşadıkları, Türkiye’de son dönemin bir özetini oluşturuyor. Tahammülsüzlüğü ve ölümleri kışkırtan bu anlayışı kınıyoruz. Herkesi ölümlerin önünü almak ve Kürt halkının demokratik taleplerini dikkate alarak barışın adımlarını atmak yönünde sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Tıpkı sahneden ve seyirci koltuklarından Aynur’a destek verenler gibi Aynur’a desteğimizi sunmak, barış talebimizi haykırmak üzere 18 Temmuz’da basın toplantımızla, 21 Temmuz’da ‘Barışalım Yeter’ yürüyüşümüzle sokaklarda olacağız. 

Bunca acının ardından bizi barıştıracak olan şarkılarımız ve danslarımızdır… 

Birlikte şarkılarımızı her dilde söyleyelim…
Birlikte dans edelim…

Basın Toplantısı:
18 Temmuz 2011 Pazartesi Cezayir Restaurant 11.00

Barışalım Yeter Yürüyüşü
21 Temmuz 2011 Perşembe Tünel Meydanı, 19.00



Ne Denge Stranan, Denge Çekan Qutkin...

Vakfa Çand û Hunerê ya Stenbolê (ÎKSV), di çarçoveya 18'emîn Mihrîcana Cazê ya Stenbolê de li Salona Vekirî ya Harbiye Cemîl Topuzlu de, di konsera bi navê"Jinên Avê-Mujeres de Agua" de, dema stranên xwe yên bikurdî digot de ji aliyê komekê ve bidirûşme, mînder û şûşeyên petê rastî êrişê hat. 
Doxan pîştî van heqaretên ku li muzîk, huner û nasnameya wê hat kirin, ji diqê hat xwarê. Lê Doxan piştî van bûyeran carekdin hat ser dikê û li ziman, nasname û aşitiyek ku li ser vê axê şax bide xwedî derket.

Ev bi salan e her gava ku ber bi aşitiyê ve diçe de û çi çaxa ku hevîyên me yên aşitiyê zêde dibe bi mirinên nû em dikevin nav şerekî de. Ev bisalan e li dû me bihezaran mirin, nefrîn û êş çêbûne. Çavên k udi nav şer de vebûne, nifşên ku binefrîn û bêsemaxî yê de mezin dibin êdî pêşeroja met arî dikin. Di nav nifşên ku tehemmulî stranên kesên li ba xwe nakin û nikarin bisitranên wan govend bigirin de li vî welatî de em dikevîn nav gêrek ku mirin bêtehemûliyê, bêtehemûlî mirinên nû tîne de.
30 salê me yê dawî di nav rewşek wiha de derbas bû. Lê dengê me ji bo aşitiyê û hêza me qet kêm nebû.

Ev bûyera ku di 15’e Tirmehê de li li Salona Vekirî ya Harbiye Cemîl Topuzlu pêk hat kurtebira tiştên salên dawî yên Tirkî ye. Em vê bêtehmmûliyê şermezar dikin.
Em bang li hemû kesî dikin ku ji bo ev mirin bisekinin, ji bo aşitiyek li vî welatî pêk bê hewl bidin û guh bidin daxwazên Kurdan ên demokratik.
Heman wek wan kesên k udi konserê de piştgirî dan Aynur, em jî ji bo piştgiriya bidin Aynur û daxwaza xwe ya aşitiyê bang bikin, di 18’ê Tirmehê de bi civîna çapemeniyê û 21’ê Tirmehê de bi meşa “ bese em li hev werin” emê li kolanan bin. 

Piştî vê êşê tiştê kum e li hev bîne stran û govendên me ne…

Bihev re û bi hemû zimanan em stranên xwe bêjin.

Em bihev re govend bigrin.


Civîna çapemeniyê ;
18 Tîrmeh 2011 duşem, Cezayîr Restaurant 11:00
18 Temmuz 2011 Pazartesi Cezayir Restaurant 11.00

Meşa “bese em li hev werin”

21 Tirmeh 2011 Pêncşem, Qada Tûnelê 19:00


Adnan Özyalçıner
Aynur Uluç
Ayşenur Kolivar
Attila Durak
Balçiçek İlter
Banu Güven
Barış İçin Sanat
Berfin Zenderlioğlun 
Birol Topaloğlu
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu
BGST Kardeş Türküler
Cem Mansur
Cezmi Ersöz
Çıplak Ayaklar Kumpanyası
Derviş Zaim
Derya Alabora
Derya Durmaz
Efkan Şeşen
Erbatur Çavuşoğlu
Erdal Bayrakoğlu
Erdal Güney
Emin Şir
Esmeray
Eşber Yağmurdereli
Ferhat Tunç
Gencay Gürsoy
Gülsüm Cengiz
Gülten Kaya
Halil Ergün
Hatice Aslan
Hicri İzgören
Hakan Gürel
Hikmet Akçiçek
Hüseyin Karabey
İclal Aydın
İlkay Akkaya
Jülide Kural
Kayuş Çalıkman
Koray Çalışkan
Lale Mansur
Leman Sam
Mahir Karayazı
Mazlum Çimen
Mezopotamya Kültür Merkezi/ Navenda Çanda Mezopotamya
Mehmet Ali Alabora
Mehmet Esen
Mehmet Yüksel
Mirza Metin
Mor ve Ötesi
Muhsin Kızılkaya
Mustafa Avkıran
Murat Meriç
Murat Batgi
Murat Saraçoğlu
Nese Yaşın
Nesimi Aday
Nesrin Cavadzade
Nevzat Çelik
Nevzat Karakış
Nilüfer Akbal
Nuray Sancar
Orhan Alkaya
Osman Sonant
Övül Avkıran
Özgün Bulut
Özlem Taner
Özcan Alper
Pelin Batu
Ragıp İncesağır
Redd
Refika Kadıoğlu
Sabahat Akkiraz
Şebnem Sönmez
Selim Atakan
Sema
Sennur Sezer
Serra Yılmaz
Sevan Ataoğlu
Sevinç Özgen
Sezai Sarıoğlu
Sezen Aksu
Sırrı Süreyya Önder
Şenol Morgül
Taner Koçak
Tatavla Keyfi
Tülin Özen
Uğur Yücel
Ülkühan Zekioğlu
Yasemin Göksu
Yavuz Bingöl
Yılmaz Erdoğan
Zeycan Alkış
Zeynep Özbatur

DEMOKRAT HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.