Süryaniler talepleriyle süreçte yer almak istiyor

STOCKHOLM / ANF

Barış, müzakere ve yeni anayasa çalışmalarını içine alan süreç Kürtlerin yanı sıra Asuri-Süryaniler arasında da bir tartışma ve hareketlilik yarattı.

100 bini aşkın Süryani’nin yaşadığı İsveç’te çalışma yürüten Asuri-Süryani dernek, örgüt ve partileri 2 aydan beri bir araya geliyor, sorunlarını tartışıyor ve taleplerini belirlemeye çalışarak barış süreci içinde yer almak istiyor.

Asuri-Süryani örgütleri, taleplerini ve yapacakları çalışmaları belirlemek amacıyla 3 farklı örgütün temsilcilerinin yer aldığı bir komite oluşturdu. Komite düzenli aralıklarla bir araya geliyor, halkın görüşlerine başvurarak Asuri-Süryani Halkının taleplerini netleştirmeye çalışıyor. Komite ulaştığı sonuçları ve önerilerini 6 Haziran’da yapılacak toplantıda örgüt ve partilere sunulacak.

Yapılan toplantılara aralarında Süryani Demokratik Birliği, Mezopatamya Demokratik Değişim Partisi, Dünya Asuriler Birliği, Beth Nahrin Demokratik Partisi, Seyfo Center, Asuri Demokratik Örgütü’nün de bulunduğu on civarında parti ve kuruluş katılıyor.

Komite içinde yer alan Asuri Demokratik Örgütü Temsilcisi Sait Yıldız tüm örgüt ve partilerin önerilerini aldıklarını, bunları gözden geçirdikten ve halkın da düşüncelerini aldıktan sonra yeni yapılacak Anayasa’da yer almasını istedikleri talepleri netleştireceklerini söyledi.

Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi’den Süleyman Boyacı Komitenin İsveç’teki Asuri-Süryanilerin taleplerini belirledikten sonra Türkiye ve Avrupa’da bulunan diğer örgütlerle ilişkiye geçeceklerini, onların görüş ve düşüncelerini de aldıktan sonra hazırlayacakları dosyayı devlet yetkililerine iletmeyi amaçladıklarını söyledi.

Kiliseleri de bu sürece katacaklarını ifade eden Boyacı bugüne kadar bir kaç örgüt ve Kilisenin taleplerini ayrı ayrı ilettiğini, kendilerinin tüm Asuri-Süryani örgüt ve partilerinin ortak taleplerle sürece katılmasından yana olduklarını vurguladı.

En önemli taleplerinin Asuri-Süryanilerin bir halk olarak kabul edilmesi olduğunu söyleyen Boyacı “Bu kabul edilince ana dilde eğitim, dinimiz ve kültürümüz de tanınacaktır. İkinci olarak biz tarihimizin çarpıtılmasını istemiyoruz. 5 bin yıldır Mezopotamya topraklarında yaşıyoruz. Halkımıza yönelik aşağılayıcı ve ırkçı ifadelerin kullanılmasına son verilmesini istiyoruz. Üçüncü olarak da tarihi eserlerimizin, kilise ve manastırlarımızın koruma altına alınmasını istiyoruz” dedi.

Vakıfların yeniden düzenleneceği bahanesiyle topraklarına ve mallarına el konulduğunu ve kiliselerinin camiye dönüştürüldüğünü söyleyen Boyacı bu tür uygulamalara son verilmesini talep ettiklerini ifade etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.