Suriye krizinde son durum

Suriye'deki savaş neredeyse 4. yılına girecek. Ülke dışında yaşayan siyasi muhalefet onlarca kez yeniden yapılandırıldı, sayısız kez başkan ve yönetim kadrosu değişti. Gazeteci Hediye Levent, Suriye krizine çözüm arayışında Rusya’nın rolüyle ilgili yeni iddiaları, RS FM için yazdı:

Suriye: Siyasi çözümde Rus faslı

Geçtiğimiz haftalarda basında, “Rusya’nın Suriye’de geçiş hükümeti oluşturmak için girişimler başlattığı ve bu çerçevede Suriye muhalefetinden isimlerle görüştüğü” yönünde haberler yeraldı. Haberlerin yayıldığı günlerde Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim Rusya’ya gitti. Bu süreçte Rusya’dan yapılan resmi açıklamalar “Rusya’nın Suriye’de siyasi çözüm için girişimlere hız verdiğini” gösteriyor.

Rusya’nın girişimlerine dair iki iddia öne sürülüyor: İlk iddiaya göre Rusya, Suriye’de bir geçiş hükümeti oluşturma gayretinde ancak bu iddiada, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a dair herhangi bir detay verilmiyor. Bu girişim çerçevesinde oluşturulacak ekipte Suriye’de bir süre bakanlık da yapmış olan Kadri Cemil’in adının ön plana çıktığı ve Suriye Ulusal Konseyi (SUK) gibi yapılarda yer alıp ayrılmış isimlerin de yer alacağı öne sürülüyor.

Yine Rusya’nın Cenevre 1-2 gibi Rusya 1-2 toplantıları yapmayı hedeflediği ve her defasında sonuçsuz kalan siyasi çözüm girişimlerine alternatif oluşturmaya çalıştığı iddia ediliyor.

İkinci iddiada ise, Rusya’nın geçiş hükümeti gibi bir girişimi olmadığı, uluslararası toplum ve Şam’ın da yeşil ışık yakacağı şekilde muhalefeti biraraya getirmeyi hedeflediği öne sürülüyor.

Nitekim basında da yer alan ilk iddia Rusya Dışişleri Lavrov’a kadar ulaşmış olacak ki, Lavrov, Muallim ile ortak basın toplantısında, “50’den fazla devletin, binlerce gazetecinin katıldığı, parlak ışıkların olduğu bir konferans duyurusu bekliyorsanız bu olmayacak” dedi. (1) Lavrov’un, “Suriye’deki sorunun ve bu soruna dış müdahalenin boyutları göz önüne alındığında (Suriye yönetimi ile muhalefet arasında) doğrudan müzakere için vakit gerektiği açık” sözleri de dikkat çekici.

Muallim’in Rusya ziyareti süresince yapılan bütün açıklamalarda “Rusya’nın geçici hükümet kurma girişimi” iddiasını destekleyen herhangi bir ifade kullanılmadı. Taraflar, “Suriye’de siyasi çözümün sağlanması için çabaların sürdüğünü” vurgulayan açıklamalar yaptılar.

Basında ve çeşitli çevrelerde iddialar dile getirilse de Rusya’nın Suriye’de Esadlı ya da Esadsız bir geçiş hükümeti oluşturma girişimi yaptığı iddiasını destekleyen herhangi bir ipucu henüz bulunmuyor. Ancak Şam’da “Rusya’nın geçiş hükümeti kurma isteğinin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad yönetimine sunulduğu ve kesin olarak reddedildiği” yönünde söylentiler de dile getiriliyor.

“HÜKÜMET GİRİŞİMİ İDDİALARI DOĞRU DEĞİL”

Resmi açıklamalar ve iddialar Şam’da da ses getirdi ve dikkatle takip ediliyor.

Rusya’nın Sesi’nin “Moskova yönetiminin siyasi diyalog girişimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan Yerel Koordinasyon Komitesi Başkanı Hasan Abdulazim, “Ruslar sürekli Suriye’deki krizin siyasi çözüm ile halledilmesi gerektiğini söylüyor, bir yandan da siyasi muhaliflerin birleşmesi için çaba gösteriyorlar ancak şimdiye kadar ilerleme kaydetmiş değiller” diyor.

“Kendilerine Rusya’nın Moskova’da yönetim ve muhalefet temsilcileri arasında bir toplantı düzenlemek istediklerinin bildirildiğini” belirten Abdulazim şimdiye kadar herhangi bir davet almadıklarını söylüyor.

Rusya’nın geçiş hükümeti oluşturmaya çalıştığı iddialarında adı geçen Kadri Cemil bir süredir Suriye dışında ancak hala Halkın İradesi Partisi üyesi. Parti Sekreteri Alaaddin Arafat bu iddiaları kesin bir dille yalanlıyor ve “Basında yer alan ve Muaz El Hatip ile Kadri Cemil’in içinde olacağı hükümet girişimi iddiaları doğru değil” diyor.

Kadri Cemil ya da Muaz El Hatip gibi isimler üzerinde durmamak gerektiğini belirten Arafat’a göre, isimlerin öne çıkarılması zaten bölünmüş olan muhalefeti bölme amaçlı ve bu da Rusya’nın muhalefeti birleştirme çabasını baltalıyor.

“ÖNCE MUHALEFET BİRLEŞTİRİLMELİ”

Suriye’deki savaş neredeyse 4.yılına girecek. Bu sürede Suriye dışında yaşayan siyasi muhalefet onlarca kez yeniden yapılandırıldı, sayısız kez başkan ve yönetim kadrosu değişti, birbirlerine yönelik yolsuzluktan yeteneksizliğe kadar çeşitli suçlamalarda bulundular. Cenevre konferanslarında “Suriye halkının tek temsilcisi” ve ABD /Batı bloku tarafından tek muhatap olarak kabul edilen bu muhalif yapıların Suriye’de halk desteği alıp alamayacakları hep tartışmalı oldu. Sivil ve silahlı muhalefeti tek çatı altında toplamak bir tarafa kendisini bile tek çatı altında istikrarlı bir şekilde tutamayan dış muhalif yapılar Nusra Cephesi gibi radikal örgütlere karşı net tavır sergileyemedi. Her ne kadar ABD/Batı bloku tarafından ön plana çıkarılsalar da Burhan Galyun’dan Ahmet Carba’ya, bir dönem sürgün hükümetin başbakanı ilan edilen Gassan Hitto’ya kadar birçok ismin Suriye içindeki halk nezdinde karşılığı olmadığı açık.

Diğer taraftan Suriye içinde bilinen ve az ya da çok desteği olan muhalifler özellikle ABD ve Batı blokunun oluşumlarında yer bulamadı. Bu durum hem Suriye’deki sorunu derinleştirdi hem de muhalefet içindeki bölünmeyi arttırdı. İç ve dış muhalefet arasındaki en keskin yol ayrımı ise, dış muhalefetin Suriye’ye yabancı askeri müdahaleye olumlu bakması oldu.

Ülkede savaş 4.yılına girerken neredeyse tamamen erimiş olan bir dış muhalefet ve küçük partileri, muhalif oluşumları ve şahısları tek cephede toplamaya çalışan bir iç muhalefet manzarası ortaya çıktı.

Suriye muhalefetinin bölünmüşlüğü ve aralarındaki derin çatlaklar siyasi diyaloğu zorlaştıran en önemli sorun olarak görülüyor.

Yerel Koordinasyon Komitesi Başkanı Hasan Abdulazim Rusya’nın Suriye yönetimi ve muhalefet arasında siyasi diyalog girişimlerine bu pencereden bakanlardan. Abdulazim’e göre, “Yönetim ve muhalefet arasında siyasi diyalog için geç kalındı çünkü Suriye’de şiddet tırmanarak devam ediyor.”

Abdulazim, “(Rusya’nın hedeflediği) Yönetim ve muhalifler arası bir toplantı yerine muhalif güçlerin biraraya gelip programlarını birleştirecekleri bir toplantının daha önemli bir adım olacağını” savunuyor.

CENEVRE TOPLANTILARI NEDEN BAŞARISIZ OLDU?

Krize taraf olan ülkeler nedeniyle Cenevre toplantılarının da başarısız olduğunu belirten Abdulazim, “Siyasi diyalog isteyen muhaliflerden uzak durdular ve yerlerine ne Cenevre 1’i ne de Cenevre 2’yi kabul eden muhalifler getirdiler. Biz, hangi çaba/girişim olursa olsun öncelikle siyasi çözümü ve diyaloğu isteyen, fanatikliği ve şiddeti reddeden, rejimi düzeltmekle yetinmeyip ulusal çapta değişim isteyen güçler arasında ulusal diyalog olması gerektiğini savunuyoruz” diye özetliyor bakış açılarını.

Diğer ülkelerin geçiş hükümeti kurma girişimlerini reddeden Abdulazim, “Biz, Moskova’da ya da başka bir yerde yapılan bütün toplantıların Cenevre esasına göre olması gerektiğini düşünüyoruz. Yani geçiş hükümeti Moskova, ABD, Pekin, Londra ya da Ankara’da şekillenemez” diyor.

Halkın İradesi Partisi Sekreteri Alaaddin Arafat’a göre Cenevre toplantılarının sonuçsuz kalmasının nedeni, Suriye halkının temsilcisi olarak sadece Suriye Ulusal Koalisyonu’nun muhatap alınması... Arafat, “Evet, Ruslarin Cenevre 1 ve 2 esasına göre Suriye’de taraflar arasında diyaloğun sağlanması için çabaları var. Cenevre 2’de Amerikalılar ve müttefikleri bütün muhaliflerlerden uzak durup sadece Suriye Ulusal Koalisyonu’nu muhatap aldılar ve Suriye halkının tek temsilcisi olarak kabul ettiler. İkinci problem de, Cenevre 2’de İran’ın olmamasıydı” diye konuşuyor.

Suriye iç muhalefetinin birleşme çabaları olduğunu ve kaydadeğer ilerleme sağlandığını belirten Arafat’a göre de öncelikli olan muhalefetin ve ülke içinde tabanı-karşılığı olduğu için özellikle de iç muhalefetin birleşmesi.

Parti Sekreterlerinden Ubade Buzo’ya göre ise, iç muhalefetin birleşmesi ile de sorun bitmeyecek. Buzo, “İç muhalefet birleşse bile Türkiye’nin, Suudi Arabistan’ın, ABD’nin müdahalesini, silah ve para akışını kim durduracak? Cenevre çerçevesinde siyasi çözüm 2012-2013’te mümkündü ama artık değil, durum değişti. Şu anda Suriye ordusu militan, militanlara para ve silah akıtan 80’den fazla ülke ile savaşıyor” diye konuşuyor.

Hasan Abdulazim de Suriye’deki krizin iktidar-muhalefet arasındaki bir kriz olmaktan çıktığını, krize taraf ülkelerin politikalarının da birbirleri ile çeliştiğini savunuyor.

İNŞAATA ÇATIDAN BAŞLAMAK...

Rusya’nın geçiş hükümeti kurmaya varmasa da yönetimle muhalefet arasında diyalog kurma girişimlerinin Şam’da karşılığı olduğu söylenebilir. Şam yönetimi bu girişimi desteklediğini birçok kez resmi açıklamalarla duyurdu. Suriye içindeki muhalefet de girişimi yakından ve az da olsa ümitle takip ediyor denilebilir. Ancak hem Abdulazim’in hem de Halkın İradesi Partisi’nden Arafat ve Buzo’nun dikkat çektiği muhalefetin bölünmüşlüğü sorunu geçen 3,5 yılda sonuçsuz kalan onlarca girişim ile birlikte değerlendirildiğinde siyasi diyalogdan daha önemli hale geliyor.

Ortada bin parçaya bölünmüş muhalefet varken Esad yönetimi ile muhalefet arasında siyasi diyalog kurma girişimleri bina inşaatına çatısından başlamaya benzetilebilir.

Rusya’nın girişimleri çerçevesinde izleyeceği strateji ya da yol haritasına dair henüz resmi veri yok. ABD ve Batı blokunun defalarca başarısız olmuş yöntemi mi izlenecek, henüz belirsiz ancak siyasi diyalog aşamasına ulaşılana kadar cevaplanması gereken onlarca soru var.

Mesela, dış muhalefet yabancı askeri müdahale gibi talepleri açıkça dile getirirken iç muhalefetin bu taleplerde bulunanlara müsamaha göstermeyeceği yönündeki tavrı aynen devam ediyor. İç muhalefete Suriye içinde kaldığı için “rejimin adamları” gözüyle bakılırken dış muhalefete “hain” suçlamaları yapılıyor. İç ve dış muhalefet hangi ortak söylem çerçevesinde biraraya gelecek, hangi taraf söyleminden taviz verecek?

Cenevre toplantılarında Suriye içinde destekleri olmadığı halde sadece SUK’un muhatap alınması sorunun çözümü konusundaki kararlılığı tartışmalı hale getirdi. Rusya’nın girişimleri çerçevesinde iç ve dış asgari müşterekte uzlaşsa bile ABD ve Batı bloku bunu kabul edecek mi?

Bazı ülkelerin silahlı muhaliflere verdiği desteğe nasıl engel olunacak? Muhalefet birleşip yeni hükümet kursa bile IŞİD gibi yapıların dahil olduğu Irak ve Lübnan’a da taşan savaş nasıl sonlandırılacak?

Bu fotoğrafta henüz detayları netleşmediği için bütüne aykırı gibi duran unsurlardan biri de SUK eski Başkanı Muaz El Hatip... Kasım ayında Rusya’yı ziyaret eden Hatip, “Suriye’ye güneş Moskova’dan mı doğacak” başlıklı bir makale yazdı. Suriye konusunda hatalar yaptıklarını söyleyen El Hatip (2), SUK’un 13 farklı istihbarat örgütünün kontrolünde olduğunu (3) öne sürdü. Suriye’nin Dostları Grubu’na yalancılık, ikiyüzlülük gibi ağır ithamlarda bulunan El Hatip’in bu değişimi oldukça dikkat çekici.

El Hatip’in açıklamalarının Rusya ziyaretinden sonrasına denk geldiğini dikkate almak gerek. El Hatip, Rusya’nın siyasi diyalog girişimlerine dahil mi, El Hatip’i dış muhalefetten başka isimler de izleyecek mi, Suriye iç muhalefeti El Hatip’e nasıl yaklaşır henüz çok belirsiz.

El Hatip ile birlikte manzaranın daha da karmaşıklaştığı ve resmi açıklamalara muhtaç olduğu açık.

Belki de ABD ve Batı bloku sivil muhalefeti yeniden düzenlemeye mi gidecek ve Rusya bu blokun muhalefetine karşı kendi muhalefetini mi yaratmaya çalışıyor soruları da gündemde.

Rusya’nın girişimi zayıf da olsa ümitverici ancak Suriye’de siyasi çözüm her geçen gün uzaklaşan bir ortak hedef...

_____________________________

1- http://www.dailystar.com.lb/News/Middle-East/2014/Nov-27/279068-putin-lends-unwavering-support-for-assads-war.ashx#sthash.OnAeaBUr.dpuf

2- http://www.al-monitor.com/pulse/politics/2014/12/khatib-visit-russia-syrian-envoy-finding-solution.html#

http://www.ydh.com.tr/HD13444_13-istihbarat-orgutunun-kontrolundeydik.html

Tamamını oku: 
http://www.rsfmradio.com/2014_12_05/Suriye-Siyasi-cozum-de-Rus-fasli/

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.