Robert Fisk, Şii beldeleri Zehra ile Nubbul'u yazdı

Üç buçuk yıl boyunca cihatçıların kuşatması altında kalan ve dünyanın gözünü kapamayı tercih ettiği Şii beldeleri Nubbul ile Zehra, üç hafta önce Suriye ordusu ve Hizbullah tarafından kurtarılmıştı.

Independent'ın ünlü Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, işte bu beldelerin anlatılmayan hikayesini yazdı. Kuşatma boyunca yarısı sivil 1000'in üzerinde sakinini kaybeden beldelerin çocukları, cihatçıların "ceza" için attığı bombalar ve açlık nedeniyle de hayatını kaybetti.

Fisk, Suriye yönetimine sadık kaldıkları için, Nubbul ile Zehra'da yaşayan insanların dünyanın dikkatini çekmediğine vurgu yaptı.

Fisk, arası 18 dakika olan iki beldede 100 kadar Sünninin yaşadığını, bu ailelerin İslamcıların egemenliği altında yaşamaktansa, 2012 yılında Nubbul ile Zehra'ya sığındığını aktarıyor.

İki beldenin polis şefi Rakan Vanus, Nusra Cephesi militanlarının yan Mayer köyünden kendisini arayarak, "yakında orada yaşayanları katledeceklerini" ya da "kimyasal silah banyosunda yıkayacaklarını" söylediğini belirtiyor.

Vanus'u arayanların bazıları, onun biriminde çalışırken Nusra'ya katılan polisler. Vanus'un 15 kişilik biriminden 5 polis kendisine sadık kalırken, diğerleri Nusra'ya katılmış.

Beldelerin 100 bin olan nüfusunun 25 binlik kısmı, çatışmalar ilk başladığında kaçarak Türkiye'ye sığınmayı başarmış. Ancak kalanlar, cihatçıların kuşatması altında kalmış. Beldeleri 5 bin kişilik kendi milis gücü savunmuş.

Beldenin yöneticilerinden Ali Balvi, birçok kişinin havan topu nedeniyle yaralandığını, ancak bu yaralar tedavi edilemediği için hayatını kaybettiğini sölüyor. Balvi, cihatçıların beldelerdeki elektriği de kestiğini kaydediyor.

Kuşatmanın ilk yılında Suriye ordusu helikopterle havadan gıda ve mühimmat yardımı yapıyormuş. Hatta bir gün, bir helikopter Halep'ten dönen Nubbul ve Zehralılarla birlikte, okul öğretmenlerini de getirmiş. Okullarda sınavları yapmak için...

Ancak Mayer'den atılan bir roket sonucunda helikopter düşmüş ve bütün yolcular hayatını kaybetmiş. O tarihten sonra helikopter de görmemişler.

Daha sonra, Afrin'deki YPG savaşçıları kuzeydeki Kürt köylerinden Şii beldelerine ikmal hattı açmaya çalışmış, ancak Nusra bunu engellemiş. Daha sonra, Kürt köylerinden beldelere geceleri kaçak yollardan gıda ulaştırılmaya başlanmış.

Ancak bu çabanın yeterli olmadığı ve beldelerde 50 kişinin açlıktan öldüğü iddia ediliyor.

Beldedekiler, Nusra ile ittifak yapan Mayer'deki Sünni komşularını ise affedeceklerini söylüyorlar. "Savaştan önce bir aile gibiydik" diyen bir Suriyeli, böyle bir durumu hiç beklemediklerini, ancak kendilerinin "sıradan insanlar" olduğunu ve herkesi affedebileceklerini vurguluyor.

Fisk'in aktardığına göre, polis şefi Rakan Vanus bir Alevi. Vanus, yine Fisk'in aktardığına göre, bölgedeki tek Alevi...

(Kaynak: Sol.org)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.