04 Kasım 2017 Cumartesi 17:09
IKBY Referandumu’nun kazananı ve kaybedeni kimler?

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumu geride kalsa da başlattığı tartışmalar hala sürüyor.

Kürtlerin bağımsızlık hayaliyle gerçekleştirdiği referandumdan kim kazançlı çıktı, kim kaybetti?

Amerika’nın Sesi’nden Mahmut Bozarslan’ın haberine göre, IKBY Başkenti Erbil’de yaşayan ve bölgeyi yakından takip eden Gazeteci Hemin Xoshnaw, bağımsızlık referandumunun sonuçlarını değerlendirdi.

Referandumdan sonra Kürtleri çok acı bir sürecin beklediğine savunan Xoshnaw, şöyle konuştu:

Türkiye ve İran bu sürecin baş aktörleriydi. Bu sürecin geleceğinde başarılı olamazlar. Türkiye ve İran sanki başarılı olmuş gibiler ancak kısa sürede çıkarlarına ve isteklerine tamamen ters bir sonuç görebiliriz. Türkiye ile başlayalım; İran Kürtlere karşı sert davrandı ve Kerkük’ün işgalinde başrol oynadı Türkler İran’ı bunu yapması için teşvik etti. Türkiye İran’a ‘Kerkük’ü Kürtler’den almazsan senin Suriye ve Rojava’daki hesaplarını bozarım’ dedi.

Eğer dikkat ederseniz Kerkük ve İdlib süreci birlikte başladı. Niye? Altında Türkiye’nin bu hesabı vardı. Türkiye Kerkük’ün Kürtler’in elinde olmasını istemedi. Peki, Türkiye burada ne kazandı? Türkiye’yi yönetenler bu sorunun cevabını verebiliyor mu? Veremiyor. Türkiye ve Irak arasında anlaşmazlıklar olsa da, Kürtler üzerinden bir araya gelebilirler. Kısa süre için bir arada kalabilirler ama bu kısa bir süredir. Gelecekte, Abadi biraz daha güçlenince, ilk işi Türkiye’nin Irak ve Kürdistan’daki askeri üslerini çıkarmak olacaktır. Türkiye’nin tek askerinin kalmasına izin vermeyecektir. Bir ihtimal daha var ve belirtileri de çıkıyor ortaya; Abadi Ceyhan’a giden boru hattına alternatif bir hat yapabilir. Bu nereden olur, tartışılır ama gelecekte tek damla Irak petrolünün Kürdistan üzerinden Türkiye’ye gitmesine izin vermeyecektir.

Türkiye bir milyon varil petrol alıyordu. Pazardan daha ucuz alıyordu Kürtler’den. Türkiye’nin ne kadar zarar edeceğini göreceğiz. İran için de aynı senaryo olacaktır. Amerika ve özellikle İngiltere, İran’ın Irak’ta istediği gibi davranmasına göz yummaz. Irak İngilizler tarafından kurulmuş bir devlet, İngilizler sonuna kadar Irak’ın ellerinde kalmasını ister. Saddam’dan sonra Sünniler’i İran’a karşı kullandı. Şimdi Sünniler lidersiz ve parçalanmış olduğu için bir şey yapamıyor. Amerika ve İngiltere, bağımsız Şiiler’i İran’a karşı kullanmaya başlar. Bunlardan biri de Ebadi’dir. Şii din adamlarından Ebadi için destek gelebilir. Ebadi İran’ın önünde engel olur. İran Ebadi’ye karşı harekete geçebilir. Eğer öyle olursa Amerika İran’a silahlı müdahalede bulunur”

KİM KAZANDI?

Diyarbakır’da bulunan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Çoşkun ise, İran ve Ebadi’nin kazanan olduğu görüşünde.

Coşkun, “Ebadi özellikle 2018’de yapılacak seçimler öncesinde ciddi manada elini güçlendirdi. Çünkü Maliki’den sonra iktidarı devraldığında Irak için kötü bir tablo ortada vardı. Şimdi baktığınızda Ebadi Irak IŞİD tehlikesini neredeyse bitirmeye yaklaşmış. Musul’u almış bir aktör. Son hamlesiyle birlikte başta Kerkük ve tartışmalı bölgeler olmak üzere, buralarda merkezi hükümetinin hakimiyetini kurmuş bir aktör haline geldi. 2018 de yapılacak seçimlere girilirken Ebadi’nin en güçlü aktör haline geldiğini söylemek mümkün. İkinci olarak kazanan İran. İran, Irak merkezi hükümeti üzerindeki etkisini arttırarak, bölgeye daha fazla hakim olma şansını elde etti. Haşdi Şabi İran’ın tehlikeyi kendi sınırları dışında karşılama ve Irak’ı kontrol etme gücü oldu. Kerkük’ten çekilme sırasında YNK ile işbirliği yaptığını düşünürsek, ciddi kazanan oldu” diye konuştu.

KİM KAYBETTİ?

Coşkun’a göre referandumun en büyük kaybedeni Barzani. Türkiye’nin ne kaybettiğini ne kazandığını savunan Coşkun, şöyle devam etti:

” Barzani referandumun bütün riskini üzerine almıştı. Ortaya çıkan tablonun sorumluğunu üstlenerek geri çekildi. Türkiye’de Kürt yönetiminin içine düştüğü halden kendisine zafer çıkartma gibi bir tavır var medyada. Neredeyse Kerkük Türkiye’nin hakimiyetin girmiş gibi bir coşku var. Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum Türkiye gerek Irak özelinde, gerek Ortadoğu genelinde İran ile rekabet içerisinde olan bir ülke. Şimdiki tabloya bakarsak, orada Türkiye’nin değil İran’ın etkisini giderek arttığını görüyoruz. Bu da Türkiye için olumlu bir tablo ortaya çıkarmıyor. Oysa burada Kürdistan’ın gücünü devam ettirmesi Türkiye’nin menfaatineydi. Hem ekonomik açıdan hem Türkiye’nin hassas olduğu Irak’taki Türkmenler’in korunmasın açısından Türkiye’nin eli daha güçlü olurdu. Oysa şimdi bu manevra sahasını önemli ölçüde İran’a kaptırmış durumdu. Türkiye ‘biz referandumun yapılmasını istemedik engelledik bu anlamda bizim için başarıdır’ diye düşünüyor. Sonuçları açısından baktığınızda Türkiye’nin kaybı ya da kazancı olduğu kanısında değilim ”

(Kaynak: Amerika’nın Sesi)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.