Economist: Türkiye hoşgörüsüz demokrasi devleti olma yolunda

İngiliz Economist dergisinin son sayısında yer alan bir makalede, 'hoşgörüsüz demokrasilerde' güçlü liderlerin kurumları sindirdiği, bölünmüş, zayıf muhalefet üzerinde hakimiyet kurduğu belirtiliyor.

BBC Türkçe'nin çevirisine göre Economist'in yazısı özetle şöyle:

“İyimserler 1 Kasım’da AKP’nin oylarının yüzde 49’unu alarak şaşırtıcı bir zafer elde etmesinden sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni bir sayfa açacağını ummuş olabilirler. Seçim sırf Haziran seçimlerinde parlamentoda çoğunluğu kaybetmeyi kabul etmediği için yapıldı."

"Daha da kötüsü, dinci-milliyetçi partinin seçim kampanyası stratejisi, Türk şovenizmini alevlendirmek için bağımsız medyanın üzerine gidilmesini ve Kürt militanlarla savaşılmasını içeriyordu. AKP, seçimlerden sonra bu taktiklerinden vazgeçebilir, siyasi sermayesini Kürtlerle barış sürecini yeniden başlatmak için kullanabilir, liberal muhalefeti çaresizce yenilgilerine homurdanmaları için kendi haline bırakabilirdi.”

“Ancak hükümet aksi yönde ilerliyor. Seçimden bir gün sonra solcu dergi Nokta’ya baskın düzenlendi. Önceki bir hafta içinde Koza İpek Holding'in onlarca çalışanının işine son verildi. Yayın kuruluşlarına, Fethullah Gülen’in taraftarları aleyhinde açılmış dava kapsamında el kondu. Gülen’e yakın olduklarından şüphe duyulan polis memurları ve bürokratlar gözaltına alındı.”

“Boston Üniversitesi’nden antropolog ve Türkiye uzmanı Jenny White, “Kılıçlar çekildi. AKP Hükümeti, rahatsız edici bulduğu yasaları, kurumları ve bireyleri hiçe sayıyor” diyor.

“Hükümet yanlısı yorumcular, yeni muhalif medya gruplarının hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor. Galatasaray Üniversitesi’nden medya uzmanı Ceren Sözeri, “Hükümet medya üzerindeki baskısını sürdürürse, 2019 seçimlerine kadar muhalefet partilerinin programlarına yer verecek TV kanalı kalmayabilir’ diyor.”

“AKP’nin dört yıl sürecek iktidarı sırasında diğer ticari faaliyetlerinin zarar görmesini istemeyen bazı yayınlar, şimdiden çizgilerini yeniden ayarlamaya başladılar. Tartışma alanı giderek, sosyal medya ve internet siteleriyle sınırlı kalmaya başladı. Seçimden sonra hükümetin hakkında ‘terörizm propagandası’ yaptığı iddiasıyla soruşturma başlattığı medya grubu Doğan Holding’in hisseleri yüzde 15 değer kaybetti.”

"UZLAŞMA İŞARETİ YOK"

"Henüz hükümeti kurmayan iktidar partisi Kürt meselesinde de fazla uzlaşma işareti göstermiyor. Barış sürecini devam ettirmek istediğini söylüyor ama PKK’nın ülkeyi terk etmesini ve saldırıları durdurmasını şart koşuyor. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, seçimin ertesi günü Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde oylarının bir kısmını AKP’ye kaptıran HDP’yi by-pass edebilecekleri mesajını verdi.”

“HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, ‘Alternatifler bulmaya çalışıp Kürt toplumunun farklı kesimlerinin arasını açacaklar’ diyor. Kürkçü, Erdoğan ve AKP’nin muhafazakâr Kürtleri sol eğilimli Kürtleri bölebileceğine inandığını söylüyor. HDP ve diğer Kürt grupları, yeni barış sürecini yürütecek bir komisyon oluşturulmasını önerdi ancak AKP henüz buna yanıt vermedi.”

“Bu arada, Kuzey Irak’taki PKK kamplarını yeniden vurmaya başladı ve örgütün içerideki mevzilerine yönelik operasyonlarını iki katına çıkardı.”

BAŞKANLIK TARTIŞMASI 

“AKP yetkilileri, Erdoğan’ın uzun zamandır dile getirdiği arzusu için planları tartışmaya başladılar: Anayasayı değiştirerek başkanlık sistemi yaratmak. Cumhurbaşkanı’nın sözcüsü amacın Türkiye’deki sistemi mümkün olduğunca daha işler hale getirmek olduğunu söylüyor. AKP anayasanın değiştirilmesi konusunda referandum yapılması için 13 milletvekiline ihtiyaç duyuyor. Bu desteği MHP’den alabilir. Bu, ülkede zaten zor durumda olan kuvvetler ayrılığını iyice erozyona uğratır. Bu arada, Erdoğan Başbakan Ahmet Davutoğlu’na resmi yetkilerini kullanmasına izin verecek ama arka planda ipleri onun elinde olacak.”

“Erdoğan’ın zaferi Türkiye’yi daha da, halk desteğine sahip güçlü adamların kurumları sindirdiği, zayıf bölünmüş muhalefet üzerinde hâkimiyet kurduğu, Rusya, Venezuela ve diğer bağnaz demokrasilere benzetecek."

'KOZLAR ERDOĞAN'IN ELİNDE'

"Türkiye’nin AB’ye girme planı, hoşgörüsüzlük nedeniyle sekteye uğramış olabilirdi. Gerçekten de AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn ve ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’yi gazetecilere baskı yapmaması konusunda uyardı. Fakat Avrupalı liderlerin, mülteci akınını durdurmak için Türkiye’nin yardımına ihtiyacı var. Ekim ortasında AB ve Almanya Başkanı Angela Merkel, mülteciler konusunda bir anlaşmaya varılması karşılığında bazı başlıklarda müzakerelerin açılmasını kabul etti."

"Ve ABD için Türkiye, IŞİD’le savaşta, fazla gürültü çıkarılamayacak kadar yaşamsal önemde. Bu yüzden kozlar Erdoğan’ın elinde. Erdoğan, savaşı tırmandırmak, etnik gerilimi körüklemek ve basın özgürlüğünü baskı altına almaya dayalı bir seçim kampanyasının işe yaradığını gördü.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.