Almanya'da kitaplardan ırkçılık ayıklaması

 

Ayça Tolun / BBC Türkçe Köln

Yılda yaklaşık 8 milyon çocuk kitabının satıldığı Almanya'da, çocuk edebiyatı yazarlarını ve çevirmenleri zor günler bekliyor.

Bir süre önce okul kitaplarının, Almanya’nın giderek bir “göçmenler ülkesine dönüştüğü gerçeğini" yeterince yansıtıp yansıtmadığı tartışması yaşanan Almanya da okul kitapları bir süredir güncelleniyor.

Nitekim yeni nesil okul kitaplarında “Thomas'ların, Brigitte'lerin hikayelerine, Murat'ların, Merve'lerin, Roberto'ların, Nataşa'ların hikayeleri de eklenmişti.

Almanya da şimdi de çocuk edebiyatında “ötekileştirmeyi" önlemenin yolları aranıyor.

"ÇİNGENELER, ESKİMO, ŞEYHLER, ARAPLAR..."

Uzmanlar genç dimağlara erken yaşta “öteki" fikrini sokan ama ilk anda okuyana gayet masum gelen kavramlar arasında “zenci", "çingene", “Eskimo", “şeyh" ve “Arap" gibi sözcüklerin de bulunduğunu ifade ediyorlar.

Bu şaşırtıcı tespitin açıklaması aslında gayet basit. Örneğin siyah bir çocuk için "tarif edilmesi gerekenler" ten rengi beyaz olan çocuklar. Ama "beyaz çocuk" kavramı küçümseyici bir bakış açısı içermiyor. Oysa "zenci" sözcüğü ezelden beri hem küçümseyen hem de "ötekileştiren" bir anlam ve tınıya sahip.

Aynı yorum "çingene" sözcüğü için de geçerli. Çingene denince günlük yaşamda karşılaşılan "issiz güçsüz", "hırsız", "yeri yurdu olmayan" gibi sayısız olumsuz atıflar dikkate alındığında, Almanya'da da çingeneleri edebiyat alanında betimlerken, kendilerinin de tercih ettiği "Roman" kelimesinin kullanılması tavsiye ediliyor.

Edebiyatçıların, eğitim uzmanlarının, ve Alman ailelerinin son zamanlarda kafa yorduğu konu ise, günlük hayatta herkesin kullandığı, özünde art niyet taşımayan ve aslında sadece "farklı olanı" tarif etmeye yarayan bazı sözcüklerin, pekala sonu ırkçılığa bile varabilecek türden bir "ötekileştirmeye" yol açıp açmadıkları sorusu.

Nitekim gerek okul kitaplarında, gerekse modern Alman çocuk edebiyatında bazı sözcükler çoktandır hiç kullanılmıyor. Zenci ve çingene sözcükleri gibi.

DEĞİŞEN HASSASİYETLER

Ne var ki zaman değişiyor ve değişen zamanla birlikte "ayrımcılığa ve ötekileştirmeye" karşı toplumsal hassasiyetlerde farklılaşıyor.

O yüzden bu günlerde Almanya da "Eskimo","Kızılderili", "şeyh", "Arap", "sakat", "yabani", gibi "öteki"ni tarif eden sözcüklerin de artık çocuk kitaplarından çıkartılmalarının gerekip gerekmediği tartışılıyor.

Tartışmayı ünlü bir Alman çocuk kitapları yayınevi başlattı.

Thinemann yayınevinin ilk kez 1958 yılında yayımladığı ve (Varlık Yayınları tarafından ) aynı adla Türkçeye de çevrilen "Küçük Cadı" (Die Kleine Hexe) kitabı 5 nesildir Alman çocuklarının başucu kitaplarından biri.

Yayınevi son baskısında kitabı, şimdiki zamanın hassasiyetlerini gözeterek "modernize" etmeye karar verdi.

Bunun için kitabın 98 yaşındaki yazarından "günümüz" değerleriyle ters düşen ayırımcı kavramları uygun olanlarıyla değiştirme izni aldı.

Nitekim söz konusu kitabın bir bölümünde çocuklar karnavalı kutluyorlar ve yazarın anlatımıyla “zenci", "Eskimo kadını", "Kızılderili", "Arap şeyhi" ve "Türk" kılığına bürünüyorlar.

Yayınevi tüm bu sözcükleri "ötekileştirici" oldukları gerekçesiyle kitabın yeni baskısında hikayeden çıkartmış.

Almanya da şimdi uzmanlar, eğitmenler ve edebiyat çevreleri "Yoksa çocuk edebiyatı da, sonu bazen ırkçılığa kadar uzanan ötekileştirmenin ilk adımı olabilir mi? Ama öyle olsa bile, edebiyat metinlerine yapılan böylesi müdahaleler yine de sansür sayılmaz mı? Dahası çocuk edebiyatı da yazıldığı dönemin değerlerinin ve hassasiyetlerinin belgesi değil mi? Ve eğer öyleyse, farklı tarihsel dönemlerde yazılmış çocuk kitaplarına güncelleme adı altında yapılacak müdahaleler nerede başlar, nerede biter?" gibi sorulara yanıt arıyor.

MARK TWAİN IRKÇI MIYDI?

Örneğin Mark Twain'in ünlü kitabı Huckleberry Finn'de “pis zenci" anlamına gelen “nigger" kelimesi tam 239 defa tekrarlanıyor.

Kitabın Almanca'daki son baskılarında, bu sözcük yok artık.

Onun yerine "köle" kelimesi kullanılmış. Nedense bugüne kadar gözden kaçmış bu "güncelleme" tartışmaları iyice alevlendiriyor.

Edebiyat metinlerinin “güncellenemeyeceğini" söyleyenler Mark Twain'in yaşadığı dönemde “ötekileştirme" tartışması olmadığına göre, bu sözcüğü hikayeden çıkartmanın, bir dünya klasiği olan kitabın “özünü yok etmek" anlamına geldiğini savunuyorlar.

Sadece edebiyatçılar değil, eğitimciler de bölünmüş durumda.

Bir kısım eğitimci, çocuk edebiyatındaki kahramanların çocukların hayatlarında karşılaştığı ilk “rol modeli" oldukları için, “ötekileştirme" konusunda onlara pekala “ırkçılık ve ayırımcılık" konusunda örnek teşkil edebilecekleri konusunda ısrarlı.

Bu teze karşı çıkan eğitmenler ise, sorunun çocuklar olmadığını, çocukların “ötekileştirme" konusunda öncelikle anne baba ve diğer yakınlarının tavırlarını örnek aldıklarını vurgulayarak “Önemli olan, çocukları içinde sorunlu betimlemeler olan kitapları okurken yalnız bırakmamak ve durumu onlara açıklamak" diyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.