Türkiye’nin bütün suları Bakan Eroğlu'na bağlandı!

658 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulan Türkiye Su Enstitüsü'nün (SUEN) ardından ülkenin su kaynaklarının yönetimi Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'na bağlanırken kararnameye eklenen geçici maddeyle 2009'da İstanbul'da yapılan Dünya Su Forumu'nun tüm hakları enstitüye devredildi.

 

'Suyun Ticarileşmesine Devletin de Katılımı Hedefleniyor'
2 Kasım 2011 tarihinde çıkarılan 658 sayılı 'Türkiye Su Enstitüsü'nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yaratacağı olası sonuçları değerlendiren Doç. Dr. Yücel Çağlar, kamu yönetimini tümüyle ucubeleştiren düzenlemelerin son örneklerinden biri olarak nitelediği 658 sayılı KHK'nin, suyun ticarileştirilmesi sürecine devletin de katılımını hedeflediğini savundu. Tek hedefin bu olmadığını kaydeden Çağlar, sağlıkta olduğu gibi bu kararname ile de kamu personelinin işlendirme düzeninin şirketleştirilmesinin yaygınlaştırılması ve pekiştirilmesinin öngörüldüğünü ileri sürdü. 

 

Yönetsel Keyfilikler Kolaylaşacak Mı?
Başkan ve diğer yöneticiler dâhil 40 kişiden oluşan ekibin çalışacağı Enstitü'nün merkezinin neden İstanbul'da olduğunu sorgulayan Çağlar, kararnamenin enstitüte 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın 'sözleşmeli' personel çalıştırılabilmesini olanaklı kıldığını söyledi. Kararnamenin ayrıca bilgi ve ihtisas gerektiren işlerde yönetim kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelik hükümlerine göre idari hizmet sözleşmesi ile yabancı uzman istihdam edilmesine olanak sağlandığının da altını çizen Çağlar, “bu durum yönetsel keyfilikleri kolaylaştırmayacak mıdır?” sorusunu yöneltti. 

 

Kısa Adı 'SUEN' Olan Su Enstitüsü Bakana Bağlı Çalışacak
2 Kasım'da Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 658 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte kurulan Türkiye Su Enstitüsü'nün kısa adı 'SUEN' olarak belirlenirken, Orman ve Su İşleri Bakanı'na bağlı 'Yönlendirme Komitesi, Yönetim Kurulu ve Enstitü Başkanlığından oluşan kurumun görevleri; “Su ile ilgili, geleceğe yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, takip edilmesi, ülkemizin kısa ve uzun dönemli su yönetimi stratejisinin geliştirilmesi, su yönetimi ile ilgili görev yapmakta olan kurum ve kuruluşlar arasında eşgüdüm sağlanmasına yönelik bilgi üretmek” olarak sıralandı.

 

Uluslararası Sektör Temsilcileriyle Birlikte Çalışacak
Su ile ilgili ulusal ve uluslararası kuruluşların çalışma, bilgi üretimi ve istatistik faaliyetleri ile diğer dış gelişmeleri takip edecek olan kurumun görevleri arasında ayrıca “Ulusal ve uluslararası su sektörünün işbirliği içinde çalışması için gerekli faaliyetleri yürütmek, çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası su sektöründe temayüz etmiş kurum ve kişiler ile gerektiğinde projelerde beraber çalışmak. Sürdürülebilir su politikalarının geliştirilmesi ve küresel su meselelerinin çözülmesi yönünde stratejiler üretilmesi için gerekli imkân ve araçların geliştirilmesine katkı sağlamak. Ulusal ve uluslararası su politikaları geliştirmek amacıyla bilimsel araştırmalar yapmak ve bunların yapılmasını desteklemek. Uluslararası su hukukuna ilişkin çalışmalar yapmak. Su kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji üretimi amacıyla kullanılması ilkelerinin belirlenmesine yönelik bilgi üretmek” gibi ayrıntılar yer alıyor. 

 

Dünya Su Forumunun Tüm Hakları Enstitüye Devredildi
Kararnameye eklenen geçici 1. maddeyle de “15 Ekim 2008 tarihli ve 5804 sayılı 2009 Yılında İstanbul Şehrinde Yapılacak Beşinci Dünya Su Forumunun Organizasyonu ile Katma Değer Vergisi Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna” göre faaliyet gösteren Beşinci Dünya Su Forumu Sekretaryasına verilen görev, hak, yetki ve sorumluluklar ile Forum Sekretaryasının tüm varlıkları, taşınır ve taşınmazları, yapılmış sözleşmelerden doğan hak, alacak ve borçları da enstitüye devredilmiş sayıldı. 

 

Doç. Dr. Çağlar: 'Meslek Odaları Neden Yok'
Kararnameyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Yücel Çağlar, su sektörünün ne demek olduğunu sorguladığı değerlendirmesinde, ayrıca şu soruların yanıtlanması gerektiğinin altını çizdi: 
*Enstitü'nün sorumluluk alanı hangi “sular” (deniz, göl, gölet, akarsu vb) ve suların “nesini” kapsamaktadır?
*“Ulusal ve uluslararası su sektöründe temayüz etmiş kurum ve kişiler ile” hangi alanlarda ve durumlarda “gerektiğinde” ne tür “projelerde” nasıl “beraber” çalışılacak?
*Yalnızca hükümetin beklentileri doğrultusunda karar üretmek durumunda olacak tümüyle siyasal iktidara bağımlı olan “Yönlendirme Komitesi”ne neden gerek duyulmuştur?
*“Yönlendirme Komitesi” neden hemen hemen tümüyle müsteşar ve genel müdür düzeyinde bürokratlardan oluşturulmuştur?
*Anayasanın 135. maddesinde sözü edilen “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları”ndan ilgili olanlarına (TMMOB, TZOB vb) neden 16 kişilik “Yönlendirme Komitesi”nde yer verilmemiştir
*Tümüyle bürokratik yapıda oluşturulan 13 kişilik “Yönetim Kurulu”na neden gerek duyulmuştur?
*Enstitü “Başkan, Başkan Yardımcısı ile birimlerin yöneticileri gerektiğinde, sınırlarını yazılı olarak açıkça belirtmek şartıyla yetkilerinin bir kısmını veya tümünü” kimlere devredebilecektir?
*Enstitü Başkan ve Başkan Yardımcılarının hangi alanlarda deneyimli olması gerekmektedir?
*Enstitü personelinin işlendirilmesinde neden sözleşmeli personele ağırlık verilmektedir; “güdümlü kamu personeli işlendirme düzenine” geçilmesi hedeflenmektedir? 

Yazı: Yusuf Yavuz / ATLAS

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.