Senoz'da tuhaf bir gelişme

Rize'nin Çayeli İlçesi Senoz Vadisi`nde yapımı süren `Uzundere-2` hidroelektrik santral projesinin yapımı, mahkemenin 3 kez verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam ediyor.

Çayeli İlçesi Senoz Vadisi`nde yapımı süren `Uzundere-2` hidroelektrik santral projesinin yapımı, mahkemenin 3 kez verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam ediyor. Kararın 6 Mayıs tarihinde ulaştığı belirtilen Çayeli Kaymakamlığı`nın durumu Rize Valiliği`ne bildirdiği ve buradan gelecek cevabı beklediği kaydedildi. Senoz Derneği Başkanvekili Avukat Münir Yazıcı, açık ve anlaşılır mahkeme kararının uygulanmasını hangi gücün geciktirdiğini anlamakta zorlandıklarını belirterek, "Senoz halkı mahkeme kararını uygulatmak için bir kez daha nacak elde, vadide barikat mı kurmalı?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Çayeli İlçesi Senoz Vadisi`nde Atabey ve Koçoğlu Enerji firmaları tarafından yapımı sürdürülen Uzundere HES projesi için Çevre ve Orman Bakanlığı, ilk olarak 2006 yılında `ÇED gerekli değildir` raporu verdi. Bunun üzerine çevreciler mücadele başlattı. Çevrecilerin başvurusu üzerine mahkeme önce yürütmeyi durdurma, ardından da iptal kararı verdi. Bunun üzerine 2009 yılında Rize Çevre ve Orman Müdürlüğü`ne yeniden başvuran firmaya bu kez, `ÇED olumlu` raporu verildi. Bu gelişme üzerine açılan davada da mahkeme yürütmeyi durdurdu ve ÇED raporunu iptal etti.

GİZLİ ÇALIŞMA YAPILDI

Mahkemenin, 2 kez yürütmeyi durdurma ve iptal kararına rağmen firma HES inşaatını sürdürdü. Durdurma kararına rağmen bölgede gizlice çalışma yürütüldüğü ihbarı üzerine 2010 yılının Mart ayında HES inşaatına baskın düzenleyen Jandarma ekipleri, yeraltı su iletim tünellerinde inşaat çalışmalarının gizlice sürdürüldüğünü belirledi. Santral inşaatında sona gelen firma, son olarak Çevre ve Orman Bakanlığı`na başvurdu. Bakanlık, geçen 24 Şubat tarihinde, `ÇED Olumlu` kararı verdiğini duyurdu. Bunun üzerine Senoz Derneği`nin açtığı 3`üncü davada da mahkeme 14 Nisan tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkemenin kararı 6 Mayıs tarihinde Çayeli Kaymakamlığı`na bildirildi. Ancak aradan 10 günü aşkın bir süre geçmesine rağmen firma bölgede çalışmalarını sürdürdü. Çayeli Kaymakamlığı`nın durumu Rize Valiliği`ne bildirdiği ve oradan gelecek cevabı beklediği belirtildi.

`HANGİ GÜÇ GECİKTİRİYOR?`

Senoz Derneği Başkan Vekili Avukat Münir Yazıcı, 3`üncü kez yürütmeyi durdurma kararı verilen Uzundere-2 HES projesinin Senoz`un doğasında meydana getirdiği tahribatın 3 yıl arayla çekilen iki ayrı fotoğrafla belgelendiğini hatırlattı. Mahkemenin verdiği son yürütmeyi durdurma kararının ardından geçen sürede gereğinin yerine getirilmediği ve firmanın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yazıcı, kararların uygulanması ile ilgili Anayasa maddelerini hatırlatarak şunları söyledi:

"Anayasa ve kanun çok açık bir şekilde mahkeme kararlarının gecikmeksizin uygulanmasını emretmektedir. Kanunla 30 günlük bir süre belirlenmiş olması, idarece kararın uygulanması için 30 gün beklenebileceği manası içermemekte, idare tarafından ne olursa olsun en geç 30 gün içerisinde işlem tesis edilmesi gerektiğini hüküm altına almaktadır. Dolayısıyla idare, yargı kararının tebligatını alır almaz buna uygun işlem tesisi için harekete geçmek zorundadır. Mahkeme vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararında görüleceği üzere, `Telafisi güç zararların önüne geçmek` için davalı idarenin savunmasını dahi beklemeden yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Yani mahkeme kararını verirken çok açık bir şekilde aciliyet görmüştür. Mahkeme kararının uygulamasını geciktirmek ve bu arada firmanın, işini bitirmek üzere çalışmalarını yoğun bir şekilde yürütmesini anlamak mümkün değildir. Bu kadar açık, anlaşılır karara rağmen mahkeme kararının uygulanmasını hangi güç geciktirmektedir? Senozlu mahkeme kararını uygulatmak için bir kez daha nacak elde, vadide barikat mı kurmalıdır?"

AJANS 53

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.