Atom çağının sonuna mı gelindi?

BEYOĞLU’da toplanan yurttaşlar, Japonya’daki felakate dikkat çekerek mayıs ayında Akkuyu’da yapımına başlanacağı açıklanan nükleer santrali protesto etti. Eylemciler, hükümetten tüpgaz ile nükleer patlamayı karıştırmamasını istedi.

Küresel Eylem Grubu, Yeşiller Partisi ve Greenpeace Akdeniz Ofisi’nin desteğiyle Galatasaray Lisesi önünde, saat 16.00’da bir araya gelen protestocular, "Nükleer? Hayır, teşekkürler", "Güneş, rüzgar, hemen şimdi", "Atom çağı bitti”, dövizleri ile Tünel’e kadar insan zinciri oluşturdu. Çığlık ve gaz maskesi kullanan aktivistler dikkat çekerken, topluluk, "Nükleer santral, çatlar, patlar", "Akkuyu, Hiroşima olmayacak", "Hükümet elini, Akkuyu’dan çek", "Tüpgaz hükümet" diye slogan attı.

Topluluk Tünel’de açtıkları, "Nükleere hayır, hayır, hayır" dövizi ile geriye doğru yürümeye başladı. Bazen koşan, bazen de oturan eylemcilerin, Taksim Meydanı’na yaklaştıklarında sayıları bin beşyüzü buldu.

Taksim’de oyuncu ve televizyon programcısı Pelin Batu’nun da katıldığı açıklamada konuşan Yeşiller Partisi’nden Ümit Şahin, "Nükleer enerjinin tarihi yüzlerce kazayla doludur. İster Çernobil gibi insan hatasıyla, isterse Japonya’daki gibi doğal bir afetin tetiklemesiyle olsun, nükleer reaktörler her zaman benzer felakete yol açma potansiyeline sahiptir. Japonya’daki nükleer cinayet, atom çağının sonuna gelindiğini gösteriyor. Türkiye’de ise hükümet ne yazık ki nükleer yangına körükle gidiyor. Başbakan Erdoğan, enerji bakanı Yıldız ve çevre bakanı Eroğlu, Japonya’daki faciayı küçümseyici açıklamalar yapıyor. Nükleer patlamayla, tüpgaz patlamasını birbirine karıştırıyor. Hükümet derhal nükleer enerjiden vazgeçtiğini açıklamalıdır. Facianın büyüklüğünü kavrayamadan yaptığı aceleci açıklamalardan ve panik içinde aldığı mayıs ayına kadar Akkuyu’da kazma vurma kararından derhal geri adım atmalıdır. Akkuyu, Fukuşima olmasın" dedi.

NÜKLEERDEN KORKMUYORSAN, ALLAH’TAN KORK

Açıklamaya katılan Akkuyulu çiftçi Mehmet Ali Yılmaz ise,

"Turizm cenneti olan Akdeniz’e nükleer santaral yapmak, bomba atmaktan daha tehlikelidir. Çernobil’i gizleyen, çöpü patlayan, itfaiyecisini ölüme gönderebilen yetkililere, bu tehlikeli yatırım için hiç güvenimiz yok. Türkiye’nin dört bir yanından yükselen tepkiler görmezden gelinmekte. Bilimin sesi, meslek odalarının görüşü, çevreci kuruluşların tepkileri ve yöre halkının feryadı göz ardı edilemez. Türk halkı Sinop’ta, Akkuyu’da nükleer santral istememektedir. Sayın Tayyip Erdoğan, nükleerden korkmuyorsan, Allah’tan kork" dedi.

Topluluk açıklama sonrası olaysız dağıldı.

Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Levent Akcasu 6 yıl önce

Bu gibi protestolar hayati bir önem arzediyor ve bu çılgınlığa binlerle ifade edilen kalabalıklarla değil onbinlerle ifade edilebilecek kalabalıklarla durdurabiliriz. O yüzden kendine sol, sosyalist, devrimci diyen haraketler çevre duyarlıklarını programda bir başlık olarak vitrin amaçlı kulllanmak ve bu tip protesto haraketlerine burun kıvırmak yerine bunun siyasi mücadelenin ana noktalarından biri olarak kabul ederek tüm güçleriyle mücadele etmeliler. Bu çılgınlık ancak elbirliğiile engellenebilir.